HafizaLearn Turkish
TurkishEnglishExampleActions
anlamakB1
to understandVerb
Seni çok iyi anlıyorum.I understand you very well.
açıklamakB1
to explainVerb
Bunu açıklayabilir misin?Can you explain this?
tanımakB1
to know (a person) / to recognizeVerb
Onu tanıyorum.I know him/her.
hatırlamakB1
to rememberVerb
Seni hatırlıyorum.I remember you.
unutmakB1
to forgetVerb
Adını unuttum.I forgot your name.
öğrenmekB1
to learnVerb
Türkçe öğreniyorum.I'm learning Turkish.
öğretmekB1
to teachVerb
Matematik öğretiyorum.I teach mathematics.
düşünmekB1
to thinkVerb
Ne düşünüyorsun?What are you thinking?
inanmakB1
to believeVerb
Sana inanıyorum.I believe you.
ummakB1
to hopeVerb
İyi olmasını umuyorum.I hope it will be good.
beklemekB1
to wait / to expectVerb
Seni bekliyorum.I'm waiting for you.
aramakB1
to search / to callVerb
Seni arıyorum.I'm calling you.
bulmakB1
to findVerb
Anahtarımı bulamıyorum.I can't find my key.
kaybetmekB1
to loseVerb
Cüzdanımı kaybettim.I lost my wallet.
kazanmakB1
to win / to earnVerb
Maçı kazandık.We won the match.
hissetmekB1
to feelVerb
Kendimi iyi hissediyorum.I feel good.
sevinmekB1
to be happy / to rejoiceVerb
Çok sevindim.I was very happy.
üzülmekB1
to be sad / to be upsetVerb
Üzülme, geçecek.Don't be sad, it will pass.
gülmekB1
to laughVerb
Çok güldük.We laughed a lot.
ağlamakB1
to cryVerb
Neden ağlıyorsun?Why are you crying?
korkmakB1
to be afraidVerb
Karanlıktan korkuyorum.I'm afraid of the dark.
şaşırmakB1
to be surprisedVerb
Çok şaşırdım.I was very surprised.
kızmakB1
to get angryVerb
Bana kızma.Don't be angry with me.
sevmekB1
to love / to likeVerb
Seni seviyorum.I love you.
nefret etmekB1
to hateVerb
Yalan söylemekten nefret ediyorum.I hate lying.
tercih etmekB1
to preferVerb
Kahveyi çaya tercih ediyorum.I prefer coffee to tea.
seçmekB1
to choose / to selectVerb
Hangisini seçtin?Which one did you choose?
karar vermekB1
to decideVerb
Karar verdim.I decided.
değiştirmekB1
to changeVerb
Fikrimi değiştirdim.I changed my mind.
geliştirmekB1
to develop / to improveVerb
Becerilerimi geliştiriyorum.I'm developing my skills.
ilerlemekB1
to progress / to advanceVerb
İyi ilerliyoruz.We're progressing well.
başlamakB1
to start / to beginVerb
Derse başladık.We started the lesson.
bitirmekB1
to finish / to completeVerb
İşimi bitirdim.I finished my work.
devam etmekB1
to continueVerb
Çalışmaya devam ediyorum.I continue working.
durmakB1
to stop / to standVerb
Dur! Bekle.Stop! Wait.
kalmakB1
to stay / to remainVerb
Burada kalıyorum.I'm staying here.
oturmakB1
to sit / to liveVerb
Buraya otur.Sit here.
kalkmakB1
to get up / to leaveVerb
Erken kalktım.I got up early.
yürümekB1
to walkVerb
Parkta yürüyoruz.We're walking in the park.
koşmakB1
to runVerb
Her sabah koşuyorum.I run every morning.
uçmakB1
to flyVerb
Kuşlar uçuyor.The birds are flying.
düşmekB1
to fallVerb
Yere düştüm.I fell to the ground.
çıkmakB1
to go out / to exitVerb
Dışarı çıkıyorum.I'm going outside.
girmekB1
to enter / to go inVerb
İçeri gir.Go inside.
dönmekB1
to return / to turnVerb
Eve dönüyorum.I'm returning home.
geçmekB1
to pass / to crossVerb
Köprüden geçtik.We crossed the bridge.
taşımakB1
to carry / to moveVerb
Çantayı taşıyorum.I'm carrying the bag.
atmakB1
to throwVerb
Topu at.Throw the ball.
tutmakB1
to hold / to catchVerb
Elimden tut.Hold my hand.
bırakmakB1
to leave / to let goVerb
Bırak beni.Let me go.
açmakB1
to openVerb
Kapıyı aç.Open the door.
kapatmakB1
to closeVerb
Pencereyi kapat.Close the window.
kırmakB1
to breakVerb
Camı kırdım.I broke the glass.
tamir etmekB1
to repair / to fixVerb
Arabayı tamir ediyorum.I'm repairing the car.
inşa etmekB1
to build / to constructVerb
Ev inşa ediyorlar.They're building a house.
yıkmakB1
to demolish / to destroyVerb
Eski binayı yıktılar.They demolished the old building.
yaratmakB1
to createVerb
Yeni bir şey yaratmak istiyorum.I want to create something new.
üretmekB1
to produce / to manufactureVerb
Fabrika araba üretiyor.The factory produces cars.
kullanmakB1
to useVerb
Telefonu kullanıyorum.I'm using the phone.
harcamakB1
to spend (money/time)Verb
Çok para harcadım.I spent a lot of money.
biriktirmekB1
to save / to collectVerb
Para biriktiriyorum.I'm saving money.
paylaşmakB1
to shareVerb
Bunu seninle paylaşmak istiyorum.I want to share this with you.
korumakB1
to protectVerb
Doğayı korumalıyız.We must protect nature.
saldırmakB1
to attackVerb
Köpek saldırdı.The dog attacked.
savunmakB1
to defendVerb
Kendini savundu.He/she defended himself/herself.
kabul etmekB1
to accept / to admitVerb
Teklifi kabul ettim.I accepted the offer.
reddetmekB1
to reject / to refuseVerb
Teklifi reddetti.He/she rejected the offer.
izin vermekB1
to allow / to permitVerb
Gitmeme izin ver.Let me go.
yasaklamakB1
to forbid / to banVerb
Sigara içmek yasak.Smoking is forbidden.
zorlamakB1
to force / to compelVerb
Beni zorlama.Don't force me.